4 Mayıs 2021 Salı

Kol Saati

 


Kol Saati

 

Yokluk zamanı, tonton ülkeyi henüz batıya açmamış. Hayatımın en tozlu Ankara yazları. Gün boyu sokak, gün boyu oyun, ne korku var annelerde ne endişe, ihtilalların karanlık yanlarını saymazsak. Yağ yok, tüp, şeker yok, varlar arasında gazete ilk sırada. Günün erken saatinde alınmış gazeteler baş köşelerde. Kuyruklar karaborsalar gündemin ilk haberi. İkinci sırayı ölümler alıyor sağdan soldan.

Ulus heykel alanı sağ yanında pasaj dükkân halleriyle dizili. Saatler çarpıyor gözüme sıralanmış, bıyıklarım yeni terli. Geçiriyorum içinden, vaktin kıymetini bilme ya da zamanı satın alma arasında. Eski püskü elbisesiyle yanaşıyor, önce yılların ağır kokusu vuruyor genzime.

“ Sana bir kol saati hediye ettiklerinde bil ki aslında sana hediye ettikleri cehennemdir.”

Bir tiksintiyle uzaklaşıyorum dükkânların önünden. Elektrikli otobüs götürüyor gökdelen dikili topraklara. Hangi vakit mücevhercilerin önünden geçsem kokusunu alıyorum o yaşlı adamın. Hiç saatim olmadı, hediye etmişlerse de hiç takmadım. Ya cehennem ya da genzimdeki kokudan.