19 Ağustos 2021 Perşembe

Kasım Ölmüş

 





Kasım kim? bir annenin dört çocuğundan en küçüğü.

Allah'ın kulu Kasım, Suriyeli.

Esentepe nin havasıyla büyümüş bakkalından ekmek almış. Türkçe şarkılar söylemiş ana dili Arap, duymamış sokaklarda başka lisan başka dil, bizim mahalle işte senin benim.

Kasım ölmüş, anasının kuzusu. Hangi sınır, hangi dağ, hangi nehir. Saklanbaç oynarken hangi ağacın arkasına saklanmış.

Sen kavgana dön, geçmişine dön, atalarına dön, sakın eve dönme. 

Sen nerelisin? Kasım Suriyeli.

Sen anlaşmalar yap şimdi, Uluslar arası. Millet mil kökünden türemiş, ya Devlet?

Ölmüş Hasanım, Kasım ölmüş. Emeklerin heba olmaz korkma, Kasımlar, emekler toprak olmaz. Razı oldu mu Allah, dil, din, renk ayırmaz korkma. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda. Bize yer yüzü vatan, iki karış toprağa sığmaz bu dava. Kuru ekmek, kuru toprak Hasan'ım kuruyan İnsan. 

Davamı? İnsana hizmet Allah'a kulluktur bu dava.

Ölüm ölmüş biz Suriyeli Kasımın derdine mi yanmışız. 

Ölümü öldürmüş İnsan, biz kasıma kalmışız. 

Ya diğer çocuklar? Ahmetler, Hasanlar, Ayşeler, Mehmetler sırasını bekler. 

Bu gün değilse onlarda yarın ölecekler. 

Hesap var hesap, her şeyde bir hesap var. 

Sen hesabı kitabı yok sayma. 

Hangi dilin, hangi rengin mintanını giymişiz.

O gün ne anlatacaksın? Kasımın toprakları senin toprağından nerede ayrılacak, kime sınır çizeceksin o gün. Öldüğü toprağımı, doğduğu toprağımı getirecek Kasım? Şairin dediği gibi; Gel seni tarihe gömelim desem sığmazsın.

Kasım ölmüş, Suriyeli. Bizim kızın kardeşi, bizim Hasanın oğlu. Sizlerin nesi olur bilmem. 

Sözleşmeler yapın iki devlet arasında, katın katıştırın diğer devletlerinizi. Sınırlar çizin masalarınızda, renkler belirleyin alaca renkler. Pasaportlar verin izinsiz izinli girsinler ülkelerinize, koruyun sınırlarınızı namusunuz bilin. İyi tutun sınırlarınızı iyi tutun, haddi aşmasın insanlar, sınırlarını. Haddi hududu bilmeyen sınırı namus bilmiş duysun cümle alem. 

Tutun sınırlarınızı, haddinizi bilin.


21 Haziran 2021 Pazartesi

Mevsim


 


Bilmezler gülün çektiğini

Beni bilmesin

Açmıyorum diye çilem

Kim ister kurumuş bitkiyi yapraksız

Toprak üstündeki fideyi

fide dalındaki meyveyi

sen beni

Kulağımda anne sesin

yüzüm gözüm sana sarkmış

Mavi gök yeşil rüya

siyaha meylin nedir, tabiatmı?

Dikenlerin arasında uğuruna meftun olduğum

Sık ormanlarım

Derin göğüm

Sen miydin halden hale atan, sen mi?

Kim ne yapsın beni

Ne toprağa su

Tohuma güneş

Yaraya şifa

Sevilmezim

4 Mayıs 2021 Salı

Kol Saati

 



Kol Saati

 

Yokluk zamanı, tonton ülkeyi henüz batıya açmamış. Hayatımın en tozlu Ankara yazları. Gün boyu sokak, gün boyu oyun, ne korku var annelerde ne endişe, İhtilallerin karanlık yanlarını saymazsak. Yağ yok, tüp, şeker yok, varlar arasında gazete ilk sırada. Günün erken saatinde alınmış gazeteler baş köşelerde. Kuyruklar karaborsalar gündemin ilk haberi. İkinci sırayı ölümler alıyor sağdan soldan.

Ulus heykel pasaj dükkânlar dizili. Saatler çarpıyor gözüme sıralanmış, bıyıklarım yeni terli. Geçiriyorum içinden, vaktin kıymetini bilme ya da zamanı satın alma arasında. Eski püskü elbisesiyle yanaşıyor, önce yılların ağır kokusu vuruyor genzime.

“ Sana bir kol saati hediye ettiklerinde bil ki aslında sana hediye ettikleri prangadır”

Bir tiksintiyle uzaklaşıyorum. Elektrikli otobüs götürüyor gökdelen dikili topraklara. Hangi vakit mücevhercilerin önünden geçsem kokusunu alıyorum o yaşlı adamın. Hiç saatim olmadı, hediye etmişlerse de takmadım. 


17 Nisan 2021 Cumartesi

Okuyucu

 


Okuyucu

Siyah kumaş pantolon, rugan ayakkabılarımla gecenin en karanlık vaktinde asfalt üzerinde yürüyorum, ayak sesimi duyuyor musun? 

Sağımda pembe panjurlu bir ev, bahçesinde rengârenk çiçekler; Gül, sümbül, leylak, kokusu ulaşıyor mu sana? 

Bir köpek havlıyor gecenin karanlığında, duvarlara çarpıyor sesi, geceyi çınlatıyor. Yokuş aşağı adımlarım hızlanıyor, denizin esintisi vuruyor suratıma, suyun kıyıyı şefkatle okşayışını görmüyor musun? 

Çıkarıyor, iniyorum biraz daha kuma, suya iniyorum. Soğuğu saçlarımı besliyor uçlarına kadar. Vapurun gürültüsü duyulmuyor, ikisi de kol kola vermiş denizin ninnisiyle uyumuş olmalı. İki damla, göz çanaklarımdan süzülüp elmacık kemiklerimi geçiyor, bırakıyor çenemin altından beni. Köpeğin sesi kesilmiş, dalgalardan başka konuşan yok, kim çözecek mors alfabesini? 

Ada görmüyor gözyaşı döktüğümü, rüzgar fısıldamadıysa. Bileklerime kadar boğulmuşum, iniyorum, su dudaklarımdan öpüyor, nefes alamayışım ondan değil.

“Yüzünde adi bir zafer ifadesi vardı”

Ada da gördü, ben de gördüm, köpek görmedi. Yazmadım sen görmedin. Yazdıklarımı gördün, ayak seslerimi, gülün kokusunu, pembe panjurlu evi, gözyaşımı. 

Şimdi sen ağla, güle ağla, köpeğe ağla, denize ağlayan adama. Terk edilişine sevenin, umut edilişine olmazların, kurulan tüm hayallerime ağla ardımdan. Benden sonra hiçbir kitabı okuma, ayak seslerini duymuyor, gül kokusunu almıyorsan. Gözlerini kapa, derin nefes al, içini doldur, kitabı kapa.  

13 Nisan 2021 Salı

Sağanak

 Ramazan gelmiş,

duyuluyor çığlıklar,

kapatıyorum kulaklarımı.

Koca ağızlı, salyalarını akıtıyor,

fırında bayat ekmek bir kuruş.

Melhem olacak sürebilsem,

satılmıyor şifahanelerde.

Evlerin kapıları unutulmuş,

nereden uzatacaksın ellerini.

Köyün delisimi ramazan,

yoksa dışarıdan gelen yabancı senmisin.






26 Mart 2021 Cuma

Papatyam






Ey benim kır çiçeğim, papatyam. 
Niçin böyle açılıp saçılıyorsun gönlümde!
Muradın nedir?

Görmüyorum, hayata âmâ  kesilmişim, açmak'mı niyetin?
Baharın gelişini müjdelemek mi istersin!


Sonbaharda ne açarsın, kar altında kalmak mı niyetin?
Aklımı başımdan aldın, beni divane etmek mi istersin!


Bahar özlemindesin, ilk değilse ikinci bahara mı niyetin?
Zemheride güneş görmek, beni benden almak mı istersin!





Anne Kıymeti

Bir arkadaşım ziyaret için Ağrıdan zahmet buyurmuş gelmiş. Rahmet olsun kardeşimizin niyetine Rahmetin sahibi Allah (cc) zengin merhametiy...