26 Kasım 2017 Pazar

Elmayı sizde yemişmiydiniz IV

            "Her şeyi bilirsin'de kendini bilmezsin Sen"

İnsan oğlu üzerinden uzuuuun bir süre geçmemiş miydi ? ki adı anılır ( bir değer değil ) değildi.

ya sonra? o süre dondumu? Hayır hala dönen döndüğü gibi dönüyor süre her an üzerinden geçtik çe geçmeye devam ediyor dostlarım.

Var edici, Yaratıcı, yoktan, yokken var eden, yaratmayı başlatan Allah, Huda, God, Gott, Dia, Brahman. Hangi dilde söylerseniz söyleyin Var ediciyi var eden olarak biliyorsanız, kendiniz'inde var edilen olduğu'nu kabul ediyorsunuz demektir. Sahi etmeseniz kimden ne eksilir? 

İnanç sisteminizi kim düzenliyor? 

Kendiniz?

Kitaplarınız?

Bilginleriniz?

Hakikatleri kim bilgi dağarcığınıza Hakikat olarak yerleştirmiş? Neye ve niçin inanırsınız? Sahi ilk sorduğum soruyu hatırlıyor musunuz? 

--- Evet arkadaşlar "kuyu" örneğimizde kalmıştık hatırlarsanız. Bilginin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gayret etmiş, edindiğimiz bilginin kadri kıymetini bilmek gerektiğini, yaşam alanlarımıza kurak toraklara yağan yağmur gibi sunmak zorunda olduğumuzu paylaşmıştık. Toprağın ihtiyacı olan yağmuru ne için kullandığını unutmayın, bir önceki görüşmede de söylemiştik bilgiyi ne yapıyorsunuz? çok ama çok önemli bir mevzuu bu lütfen sorun kendi kendinize. Günümüzde insanlık bilgiyi sadece eksiğini tamamlamak bilgi dağarcığını doldurmak içinde kullanabiliyor. Bizce yanlış bir kullanım bu neden mi? Hayata geçirilemeyen bilgi atıl fazla bir bilgi olabilir. İnsanlık fazla edindiği şeyden sorumlu tutulacak ve bunu niçin yatığı kendisine sorulacak unutmayalım. Fazla neyiniz varsa bundan hesaba çekileceksiniz. Kullanıma aldığınız yada sunduğunuz şeyler ise sizi kurtaracak, kurtarması umud edilir. Bilgiyi'de kullanım alanımıza sunarak test etmeliyiz, doğru yada işe yarar olu olmadığını böylelikle anlayabilir açığa çıkarabiliriz. Siz bildiğiniz şeyi hayata sunun sokun hayat size bunun doğru olu olmadığını söylesin. Bakın İnsanlık kurtuluş reçetesi olarak hayata neyi sunmuşsa hayat ona bunun kıymetini/değerini göstermiştir. Bunu düşünce dünyanızda test ediniz lütfen.

--- Kuyu örneğinde verdiğiniz eşyalardan hangisine tekamül ediyor bu anlattığınız abi?

--- Tabiki Kovanın içindeki suyu temsil ediyor kardeşim. Temsili olarak verdiğimiz "kuyu" örneğinde kovanın yeryüzünden çıkardığı suyu ne için kullanıp kullanmadığına bir baksın demiştik ya hah işte bu anlattığım konu tamda buraya parmak basıyor. Yani niçin suyu çıkardığınızı unutmayınız, saçıp savurmayınız amacının dışında kullanmayınız, israf etmeyiniz, ya suyu yeryüzüne çıkarma zahmeti çekip alıp israf ederek bir başkasının kullanımına engel olmayınız yada çıkardıysanız amacı doğrultusunda kullanınız ki o var edici de bu niyetle var etmişti değilmi?

En çok dinleyenden beklenmeyen bir çıkışla arkadaşlarımızdan biri daldığımız kuyudan bizi biranda çıkarıvermişti masanın üzerine,

--- İyide bu anlattıklarınızı soru bağlamında bir türlü oturtamıyorum! Yani sizi dikkatle dinlememe rağmen hala kafamdaki o ilk soruya cevap bulamıyor olmam bir taraftan beni rahatsız ediyor!!!

Dirseklerimi koyduğum masadan geriye doğru çekilerek ellerimi masanın altında birleştirmiş kollarımı içeriye doğru bürüştürmüştüm. Yüzümde hafif bir tebessüm gizliyordum karşımdaki bunu görüyor muydu bilemiyorum.

--- Soruyu hatırlıyormusun?

--- Evet

--- Tekrar edebilirmisin ?

--- Var edici beni dünyaya getirirken

susmuştu, beklenmeyen biçimde geriye doğru çekildi yüzündeki bilge ifade kayboluverdi bende ne diyeceğini yada neden durduğunu merak etmiyor değildim ama durdu. Bu iyiye işaretti bence.

İsmiyle seslendim...

--- evet bir dakika soruyu sorarken bir şeyler anlamaya başladım birden, ben bile fark etmemişim şimdiye kadar.

dedi ve yavaş yavaş ses tonunu kaplayan huzur ve güvenle şunları söyledi...

--- yani ne biliyorum! ne kadar biliyorum ki? yada siz devam edin ben biraz düşüneyim bu aklıma gelen düşünceleri.

Bilmediğini, bilemeyeceği, hakim olamayacağı alanla ilgili ne çok şey biriktirdiğini anlamıştı herhalde. Bizim Gayb kuyusuna atıp beklemeye aldığımız mevzuu larda birçok bilgi biriktirmiş zihninde bunlara yanıtlar bulmuş ancak kullanıma alamadığı içinde henüz test etmemiş kontrol mekanizmasını çalıştırmamış olabilirmiydi acaba.!?

--- Hepimiz yaparız bunu kardeşim sorun sende yada bende değil. Cevabını vermediğimiz bilmediğimiz şey kalmasın diye ne bulduysak doldururuz heybemize. Nereden geldiğine dikkat etmeden, nasıllığını ve niçin'liğini sorgulamadan bulduğumuzu alır bazan. Koyduğumuz yer acaba o bilginin gerçek yerimidir yada bu cevap hangi sorunun cevabıdır sormadan alı veririz bilgi dağarcığımıza. Siz hiç duvar ustasının bulduğu her şeyi getirip tuğlaların arasına sıkıştırdığını gördünüz mü? aman canım duvarda yer kaplıyor işte diyerek eline geçirdiği her şeyi olur olmaz duvarın tuğlaları arasına koyduğunu gördünüz mü? Neden temiz su illa da temiz su vurgusu yaptığımı daha iyi anlıyorsunuz değilmi?



sadece su olması yetmez temiz suya ihtiyacı vardır bedenimizin. Eğer ayırt etmeksizin her bulduğumuz suyu içecek olursak nelerin başımıza geleceğini biliyorsak aynı titizliği Bilgi edinirkende yapmalı hassasiyet göstermeliyiz. 

bu bilgiyi o sohbet ortamında arkadaşlarımla geniş geniş paylaşmıştım ancak siz okuyucular ile kısaca paylaşmak istiyorum müsade ederseniz. Varlık alanlarımızla ilgili söz sahipleri arasında Din bilginlerimiz varlık sebebi ile ilgili şu düşünceleri esas almışlardır; 

1) İnsanı Yaratıcı kendisine "ibadet" "kulluk" için var etti.* 
2) Var edici İnsanı " imtihan " için var etti.**
3) Var edici İnsanı " Dua " " yakarış " için var etti.***
4) Var edici Yaratma sıfatına sahip olduğu için yarattı, merhametinin tecellisi olarak yarattı, ortaya koydu.**** 


---siz bildiklerimizin yanlış olduğunu mu söylüyorsunuz?

--- çok kötü bir soru bana sorarsanız. Hep bundan rahatsız olmuşumdur, bir şeyler anlatmaya çalıştığımda bu tür yakıştırmalar sınıflaştırmalar la karşılaşırım. Bir Annenin çocuğuna "terli terli su içme hasta olursun" demesi Annemizin Tıp fakültesi mezunu göğüs hastalıkları ana bilim dalı uzmanı olduğu sonucuna evrilirmiyiz? hayır. Bir korku ve endişe içerdiğini düşünüp daha dikkatli olmamız gerektiğini neden düşünmeyiz? Çocukta böyledir biliyormusunuz? Anneyi hiç dinlemez onu yeterli görmez ve ihtiyaçları doğrultusunda haraket/eylemlerine devam eder. Hep şunu düşünmüşümdür, acaba Annesi yada Babası doktor olan çocuklar da bu tür bir uyarıyla karşı karşıya kaldıklarında ne hissederler? Annem Bilimsel bir veri/öneri veriyor. Yada Annem işte öfffff deyip görmezden geliyorlar mı? Bildiklerimizin yanlış olduğunu söylemek ile bildiklerimizi gözden geçirmeliyiz aynı şeymiş gibi görünse de değildir arkadaşlarım. En iyi bilenimiz dahi bilgisini test/kontrol etmeden, yaşam alanlarına arz/sunmadan bu bilginin doğru yada yanlış olduğunu söylemez, söylememiştir.

--- "kuyu" örneğinden devam edermesiniz o tür anlatımlar daha anlaşılır geliyor bana

--- elbette ancak çok konuşmak hele de böyle değerli meselelerde konuşmak oldukça zor ve meşekkatli. Çok yoruldum isterseniz bu sohbeti haftalık bir periyota bağlayalım ve her hafta bir gün ayırıp bu konuyu konuşalım. Ancak sizlerde hazırlık yapın sizlerde katılım gösterin katkı verin  olmazmı?

--- tamam ben katılırım

sonuç olarak tüm arkadaşlarım katılım kararı almış, hazırlık konusunda çok istekli olmasalarda düzenli ve metodolojik bir çalışma ortaya koymayı kabul etmişlerdi. Ayrılmadan önce şu hatırlatmayı yaparak bitirmiştim konuşmamı.

--- Haftaya gelirsek eğer herkesten şunu düşünerek ve araştırarak gelmesini rica ediyorum. 
" Ben dediğimizde neyi kast ederiz"

    

* Zariyat /56
** İnsan /2
***Furkan /77
****Hud /119

12 Kasım 2017 Pazar

Elmayı sizde yediniz'mi? III.


"Ben" dediğinizde kimi kastedersiniz ?
. . . . . . . . . . . . .
. . . . . . . . .
. . . . .
. . .
.


yada kolaylaştıralım Elma ağacı dediğinizde elma çekirdeğini kasteder'misiniz ?
daha mı zor oldu.! Elma ağacı çekirdeğin büyümüş gelişmiş tekamül geçirmiş haline mi denir ?
aradığım kişiye şuan ulaşılamıyor belki daha sonra tekrar denemeliyim...
Sizde yerden bir bitki gibi yetiştiniz bu bilgiye daha önce rastlamış'mıydınız?
Sen, " Ben " dediğinde bedenselliğini (et, kemik, kan) 'mi kasteder'sin yoksa bir sen'mi varsın senden içeri.
Haydaaaa, durup dururken nereden çıktı şimdi bu ben sen mevzuu.
--- Sen sordun !
--- Kiim?


Can
canı çıkası! canı çekilmiş! can'lı, can'sız!
can'ım şu konuşurken ikide birde araya sıkıştırdığımız kelimeden bahsetmiyorum tabi, bahsi geçen kelime; siz daha beden olarak topraktan var edilmeden önce varlık alemine gelmiş, kendisine biçilecek "libas" elbisenin dikilmesini bekleyen "can" yani gerçek " Ben" benim senin farkında olmadan kastettiğimiz iç, öz, ben. Bedenin varlığı yada yokluğu senin varlığına dair bir gerekçe değildir dostum. Bedenin olsa'da sen varsın, bedenin olmasa'da sen varsın, vardın. Sen beden değilsin bedenin senin, ya ölüm? ölüm bedenin için, can için ruh için ölüm mü var?



" Herkes neyden yaratıldığına baksın"
--- Ben sormadım!
--- Sordun, sordun
--- Ne zaman sordum, ben neden hatırlamıyorum sorduğumu?
--- Hatırlatayım müsade ederseniz. Siz konunun başında o en güzel soruyu sormamış mıydınız?
" Bana dünyaya gidermisin diye sormadı'ki hatırlamıyorum" dememiş miydiniz ?
--- Evet dedim !
--- Siz hangi hal üzere olduğunuzu hatırlıyormusunuz?
--- Ne zaman?
--- ?
---?


Yine derin bi sessizlik kapladı masayı, suratlar yine düştü hiç istemiyordum insanlar karamsarlığa düşmüş olsun yada hiç temenni etmiyorum belirsizliğin verdiği iç huzursuzluk kaplasın etrafımızı. Ama istemesekte kendi isteğimizle düşmüyormuyduk.
Deliler neden hep güler yüzlüdür bilirmisiniz? düşündünüzmü hiç?
--- Bilmiyoruz arkadaşlarım başladığımız noktayı, Bildirdiğinden başka.


Tarih bilimcilerimiz vardı olmasına hepside biri birlerinden çelişkiler yumurtluyorlardı tavuktan. Sahi tavukmu yumurtadan çıkmıştı yumurtamı tavuktan. Sudan yaratılmıştı varlık Alemi toprağın suyla karıştığı, buluştuğu andı belki " Tin" ne bir damla su nede yanlız toprak hayat verebilirdi canlılık dünyasına.


--- Bilmediğimi biliyorum ya sonuçta o kadar mutlu ediyorki beni. Yani şunu söylüyorum arkadaşlar O biliyor ya benim bilmediğimi, İnançlarımı oluşturur benim bilmediğim alanlar. Bizler ona "Gayb" Alemi diyoruz, bir kuyu düşünelim bir an bu kuyuya bilmediklerimizi atalım şimdilik. Rahatsız etmesin böyle bir kuyunun varlığı bizleri. Her kuyunun bir çıkrığı, bir ipi bir kovası bulunsun. Yoksa eğer bir kuyuda bunlar Evvel emirde yapılmalı oluşturulmalıdır.


Gözlerine ışık gelmişti sanki başlar yukarı doğru kalkmış dikkatler toparlanmaya başlamıştıya tam zamanıydı belki,


--- Şimdi siz bu Gayb kuyusunun da ne olduğunu sorarsınız belki, Depo alanlarımız olsun bilmediklerimizden oluşan. Çıkrık'mı o da düşünme eyleminin adı oluversin hadi. İp Akıl. Arapça da Develerin yere çakılan demir çubuklarla bir ip yardımıyla bir yere bağlanma işlemine "Akl" dendiğini biliyormuydunuz? Bir şeyi bir başka şeye yada yere bağlamaya yarayan'ın adı "Akl" Türkçemizde ip, urgan manasında kullanıyoruz. "Bağ" Bağlanmak desem ne çağrıştırıyor sizlere?


--- Ya kova?
--- o basit, hani kapasite diye çeviriyoruz ya
Derken avuçlarımı birleştirip vicut diliyle gösteriveriyorum iki elimin oluşturduğu kuş yuvası şeklini.
--- Evet
Şimdi daha güleç, daha sevimli daha sıcak geliyor kelimeler aklımızdan cehrelerimize.
--- Devam edelim mi?
--- Edelim.


Bilmediğimizle başladığımızda her harf her cümle artı değer oluşturuyor insanlık serüvenimize. Bilmediğimizi bildikmi bilgiye karşı şevkimiz bir o kadar artar yükselir. Bilene ne anlatsak boş o biliyor ya zaten ne diyebilirsinki. Bardak misalini vermeyeceğim bilmeyen kaldımı artık bu çağda.

--- Verdiğimiz Gayb kuyusu örneğinde bir de eksiğimizvar arkadaşlar birazda ondan bahsedip bu akşamki sohbetimizi nedicelendirmek istiyorum müsade ederseniz. O da "Gulp" Evet Kalp, kuyu örneğinin neresine yerleştirebilirsiniz Kalbinizi ? Hadi bunu da siz bulun bakalım. Kimler okuyor kimler çalışmış anlayalım. Birdahaki buluşmaya kadar örnekteki Kalbin yerini kimler yerinde tespit edecekler görelilim.


Temiz su temiz bilgiyi temsil eder dostlar, temiz suya ihtiyacı olmayan yoktur kainatta. Temiz bilgide öyle ihtiyaç duymayan yoktur İnsanlık aleminde. Sular kirlenir, bilgi kirlenir, insan kirlenir.


Sular büyük tuzlu denizlere dökülür kullanıma alınmamışsa ve oradan güneş'in kendisini buharlaştırma'sı ile göye yükselir. Rahmet olarak yağar yeryüzüne tertemiz ve arınmış olarak. Yeniden başlar hayat, akarsularda birleşen nehirler üzerinden. Tuzsuz ve tertemiz içime hazır emrimize amade. Kana kana içelim için.








6 Kasım 2017 Pazartesi

Elma'yı Sizde yedinizmi? II

B İ L G İ   K İ R L İ L İ Ğ İ   İ Y İ M İ?

Bilinmeyen yıllar varmış topraklarımızda eskiden, Dedem anlatırdı kitapların olmadığı yıllar. Bir bilenin yanına ulaşıp ondan bilgiyi dinlemek için uzun yolculukların yapıldığı yıllar. Dertli insanlarmış ki bu kadar mesafelere rağmen onca çileye rağmen öğrenebilme arzusuyla kalkıp, katlanıp ediniyorlarmış tasavvur edebiliyormusunuz?

Belki şimdilerde bunu idrak edebilmek zor ancak benim yaşadığım yıllarda mümkündü bu. Sonundan yakalamıştım eskimez zamanları. Mustafa Armağan ağabeyin anlattığı " Harf İnkılabında asıl maksat İslamsızlaştırmaktı" yazısını kolayca Hz. Google den bulup okuyabilirseniz ne yılların yaşandığı ve geçmişte bilgiyi edinme yollarımızlada tanışmış olursunuz azcıcık. Benim şahit olduğum yıllarda Çeviriler henüz başlamış, yayın evleri yurt dışından getirdikleri kaynakları üniversitede okuyan genç zihinlere dil bilgisi becerisiyle çeviri yaptırıp bakir alanlara sürüveriyorlardı. Nice büyük Bilginlerin kitapları küçücük dil bilgini öğrencinin elinde can çekişiyordu bilseniz. Neyse nerden girdik şimdi biz yokluk yıllarına, ne zaman kendimi kaybetsem yokluk çaresizlik yıllarında açıyorum gözümü. Özür dilerim...

Bilgiye açtı zihinler ama gözleri,gönülleri, kalpleri doluydu o insanların. Az biliyorlardı ancak bildiğiyle amel eden, bildiği gibi yaşayan insanlar'dı onlar. Ellerinde kara kaplı kitaptan başka bir şeyleri yoktu belki " mızraklı ilmihal" dışında, halleri ilimleri'ni aşmıştı. İki dip not tarihten bana kalan arayıp ta bulamayacağınız;

1) boynuzsuz koç boynuzlu koçtan hakkını alacak oğul. Kara kaplı kitapta yazıyor haa
2) koyun postuna girmiş kurtları çoban köpekleri hemen hisseder koyunlar haberdar değilken

Allah, Allah dediğinizi duyor gibiyim, bu kadar basit bu kadar yalın cümlenin neresini anlamayacakmışız gayette basit.!
Geçiyoruz, şimdi bizler bambaşka çağlarda yaşıyor bambaşka denizlere yelken açıyoruz. Herşeyimiz fazlasıyla var, mevcut. Herkesler her şeyleri biliyor, okuyor anlıyor, tartışıyor, öğrenip öğretiyor Maaşallah.

Duran su kirlenir, Akan su temiz olurmuş dostlar.

bilgimiz neden kirlendi diye düşünüyorsanız yukarıdaki ata sözü biraz yardımcı olur.

B İ L M İ Y O R U M.

Bu güzel, bu anlamlı ve içi dolu cümleyi kuramamanın çaresizliğini o gün genç ve taze zihinler karşısında öğrenmiştim. İyi de olmuştu hani  

Çocuklar'dan biri elindeki bardağı eliyle çevirmeye başlamış sıkıntısını ve çözümsüzlüğünü bana hissettirmeye çalışıyordu sanki. Yüzlerdeki " sen ne anlatıyorsun be " ifadesini anladığımda çok geç değildi.

--- Tamam özür diliyorum. Kusura bakmayın az önce söylediklerim için söylenmemiş kabul edin.

Sustum konuşmadım, hiç kimsede konuşmadı bir müddet. Sonra bir arkadaşımız şöyle söyledi sessizliği bozmak için

--- Yani amacımız seni üzmek değil sözlerimizden dolayı biz de özür dileriz...

--- Hayır hayır siz neden özür dileyeceksiniz ben hata yaptım özür dilemesi gereken de benim ancak neden özür dilediğimi sormadınız?

--- Şöyle izah edeyim. " Bilmiyorum "

yüzler gülüyor, o anlamsız ortam kaybolmaya başlamış, daha sıcak ve eşit seviyede konuşma özgürlüğü sarıvermişti masanın etrafını Hissediyorum.

--- Bilmediğim bir konuda lafı eveleyip gevelemeye başladım oysa bilmiyorum diyebilirdim değilmi.

--- E tabi bilmiyor olabilirsiniz bizde bilmiyoruz zaten

gülümsediler, gülümsediler. Bilmediklerini onlarda söylediler'ya fark etmediler. Oysa masaya oturduğumuzdan bu yana her şeyi biliyor anlıyor olduğumuzu düşünmüyormuyduk her ikimizde.

--- Müsade edermisiniz ben kalkmak istiyorum!?

( evet bu yazının da sonuna geldik, birdahaki yazıda arkadaşlarla birdaha buluşacağız ve birlikte cevap arayacağız belki bize katılırsınız ne dersiniz? )


Anne Kıymeti

Bir arkadaşım ziyaret için Ağrıdan zahmet buyurmuş gelmiş. Rahmet olsun kardeşimizin niyetine Rahmetin sahibi Allah (cc) zengin merhametiy...