Ayasofya'da Namaz kılsam...
" Zincirler kırılacak Ayasofya açılacak "
Bir zamanlar ülkemde ne sorunlar vardı, şimdi anlatsam akıl almaz. Bu günlerde insanlık hangi sorunlarla meşgul üç aşağı beş yukarı sosyal medyadan takip ediyoruz.
O vakitler Sosyal medya yoktu, haberleşmeler telefonla verilir yada alınırdı. Örneğin; Diyarbekirde bir gurup arkadaş hilali görmüş veya Malatyada bir iki Müslüman görmüş gibi. Boykotlar, direnişler, mücadeleler twitter'den yada facebook tan verilmez bilahare sahaya inilir eylem ortaya konurdu. Tabi sonuçları sizin yaşadıklarınız gibi de olmazdı anlayacağınız üzere.
Ah deli gönlüm o zamanlar ne güzelmiş de meğer ben kıymet bilmiyormuşum. Şimdilerde tatsız tuzsuz bi hayat sürdürülüyor maalesef.
Konuyu açıp yeni bir polemik başlatmak değil elbette niyetim ancak o vakitler MGV'yi pek bi soft bulurduk. Sadece bir iki bildiri okuyup kuru kalabalıklarla birlik oluşturup dağılırlardı ya ifrit olurduk hatırladığım. Oysa bize bırakılsa ortalığı dağıtır, bir kaç polisle çatışır, Ayasofya'nın zincirlerini kırıverirdik. Ama Rahmetli Necmettin Erbakan hoca hayatının hiç bir zamanında kırmanın, yıkmanın, yakmanın doğruluğuna inanmamıştı ve tüm hayatı bunun izinde süregelmişti. Ne bize yaranabilmişti ne de rejime yaranmayı başaramamıştı Mübarek.
Tabi zaman geçmiş biz büyümüştük ve şimdilerde 50 'lerine gelmiş biri olarak artık onu daha iyi anlayabiliyor, neden-niçin sorularına daha iyi yanıtlar verebiliyorum. Olgunluk ve Kemal'ın insana kazandırdığı bir çok kazancın olduğuna inanıyorum artık. Kırmadan dökmeden çözümler üretebilineceğine.
Reis neden açtı? Neden şimdi? Namaz kılmak için camiler yetmiyormu?
bir sürü soru çoğaltılabilir zihinlerde. Kim hangi zihinle okuyor şimdi yeni gelişmeleri?
Ah Ayasofya ne ağır sorumlulukları taşıdı kubbelerinde.
Ah İHL'ler ne ağır sorumlulukların altında kaldı.
Ah Başörtüm kimlere meze yapıldı, neyi örtemedi.
İnsan bir parça kan, insan bir parça su... Nelere kurulmuştu pusu?
sana cevaplar hazırlamayacağım, niyetim hazır cevapları sana sunmak değil ey talip!!!
Sana büyük sorularım var heybemde biriktirdiğim, istersen yaklaş onları anlatayım sana.
Sen kimsin? Kimin neyi olursun? Kimin yakını, kimin uzağındasın?
ama hemen cevap verme! bekle önce dinle, sonra bakar döner cevap verirsin belki bana, belki ilerici çağlara.
Taraf mısın, taraftar mı? keklik avında mısın yoksa keklik mi? Yani birinin dediği gibi; bu hayatta ya tabutun içindesin yada enselenir sin.
Yolsuz mu kaldın? Yolunu mu kaybettin? Bir yol bulamadın mı yoksa?
Sen kendini bilmezsen seni kimler bilsin? sen hele bir kendine gel de bizi, haneleri, çoluğu çocuğu sonra yola kayarsın?
Ne olup bitiyor etrafında bir bak? sokaklarında kimler yaşıyor? caddelerinde kimler dolaşıyor senin? Hangi beldelerin, kimlerin elinde oyuncak olmuş okunuyormu oradan? Yada Şehirlerin, senin Şehirlerin nerede? Benim dediğin Şehirler, senin mi? Nesi senin mesela? Taşı, toprağımı? çimeni, otu, böceği mi senin? Sen kimsin ki bu vatan senin?
Ey Ayasofya sen kiminsin? Konstantinopolis'in Sembol Kilisesi, Fatih'in nesi olursun sen? Yeni Cumhuriyetin namı-işareti senmisin?
Ben kimim? Kimlerdenim ben? Ben deyince kimi kastederim, kimlerdenim ben?
Bu topraklar kimin? Benimse neden benim? ben kimim? Benim bu topraklarda ne işim var, ne aramaya çıkmışım? Niyetim taş/toprak mı benim? bir karış topraktamı benim gözüm, kulağım, emelim? kellemi saymışım, kılıçmı niyetim?
Beni/Seni Cengiz handan ayıran nedir? ya Hitlerden ? Sırp kasabı Miloseviç'den? Kızılderelileri kim vurdu?
Zulüm ne zaman başladı? Kim zalim, kim mazlum? otur düşün istersen? Mısırda bir çoban yaşamıştı duydun mu hiç? Nasırıye deki çoban ne anlatmıştı? Mekke'li çoban neyin mücadelesini vermişti işittin mi?
Ayasofya'da namaz kılsam, dünyadaki zulümler biter mi? Kadına uygulanan zulüm biter mi? Çocuğa uygulanan zulüm biter mi? İnsana uygulanan eziyet/zulüm biter mi?
Ayasofya'da secde etsem, İnsanlık günahı temizlenir mi? Fakirlerin hakları, haklarını gasp edenlerin ellerinden alınır hak sahiplerine verilirmi? Adam kayırma- çıkarcılık son bulur mu? Eşitsizlik ortadan kalkar adalet yerini bulur mu? Karıncalar benden emin olurmu mesela?
Olmaz dediğinizi duyuyorum...
Olmaz elbet. Ama bir taş gediğine konur, bir umut doğar biliyormusun!
Hani o Kilisenin sahipleri Fatih'e mektup yazmış ve davet etmişlerdi ya? hah o umut yeniden dünyaya yayılır. Hani güçlüler güçsüzleri ezerken içlerinde bir korku doğar ya? belki O korku yeniden doğar. Şimdi buraya sen istediğin ümidi ekle, gez dünyadaki ezilmiş bastırılmış fikirleri...
Olmaz mı diyorsun? belki olmaz... Ama ya olursa? umudunu yaşamak, yaşatmak istiyorum.
Sen ne istiyorsun?


<< Ana Sayfa