8 Kasım 2018 Perşembe

Tahammül'mü Anlayış'mı

                                                ''Tahammül edemiyoruz"

Neden dinlemeye, anlamaya yönelik çaba gösteremediğimizi düşündünüzmü?

                                 "Haklılık,Doğru bilgi algısı!"

İşte bu dürtüler hepimizi etkisi altına alıyor ve ötekileştiriyor dışımızdaki düşünceleri.

Hakikatin üzerinde olduğunu düşünen bir zihin ön yargısız dinleyebilir anlamaya çalışabilirmi sizce?

Bunu test edebilirsiniz arkadaşlar, madde eksenli bir düşüncenizi edinir yada tazelerken nasıl tavır içinde olduğunuzu bir gözden geçirin. Birde İman ilkelerini ilgilendiren bir konuda bilgi edinirken sergilediğiniz tavrı bir düşünün.

Örnek 1) : Dünyanın döndüğü bilgisini, yada yuvarlak olduğu bilgisini edinirken neler yaşıyoruz?
                 Olasılık hesabı yapmadan eldeki verileri değerlendiriyor varsa resim görsel verileri                             ön yargısız dinliyor varsa soru ve kaygılarımızı gidermeye çalışıyoruz değilmi?

Örnek 2) : İnsan; Cennette yaratıldı ayetinin mealindeki cennet yeryüzünde yaratılmış  arapçada bahçe                   manasına gelen cennet anlayışından haraketle yeryüzünde yaratılmıştır. Denildiğinde ise                         hemen ön bilgi devreye giriyor ve bunun olasılık hesabı yaılmadan yanlış bilgi uyarısı ile sizi uyarıyor çünkü daha önce ki edindiğiniz bilgi cennetin Allahın bizi tekrar yerleştireceği ve oradan çıkardığı cennet bilgisi rahatsız ediyor ve ya reddediyor yada ön bilgi ile dinliyoruz ki bu da anlama ve idrakimizi kapalı hale getiriyor

Örnek 3) : Yeniden bir bilgi edinsek ve bu bilgi de Dünyanın dönmediğini, yada yuvarlak olmadığını                      söylemiş olsalar, bu bilgiyede aynı ikinci bilgiye verdiğimiz tepkiyi verir olasılık                                  hesalarını yapmadan hemen önbilgimizdeki eski bilgiyi hatırlamak suretiyle ikinci bilgiyi                      reddeder algımızı kapatırdık.

Bildiklerimiz belirli bir delile dayanıyor? yada biz böyle biliyoruz, duyduk mu diyeceğiz? Delillere ve Aydınlatıcı bir bilgiye dayanmayan düşüncelerimizden dolayı hesaba çekileceğimizi biliyormuyuz?

Biz böyle duyduk, bize böyle olduğu bildirildi diyorsanız size söyleyecek bir sözümüz yok, yolunuza devam ediniz, bizlerde devam edeceğiz, görelim yollarımız kesişecek'mi yoksa ayrı ayrımı seyir edeceğiz. Başarılı olmamızı diliyorum.

Ancak deliller dahilinde inanıyorsanız söyleyecek sözümüz, anlatacak şeylerimiz var.

Sizi dinlemeyenleri sizlerde dinlemeyin, sizi tahammül gösterip dinleyen anlamaya gayret gösteren kimseler dinlenilmeye layık dır öyle değilmi? Ben biliyorum, ben bilirim, benden başka bilen yok edasıyla bilgiyi çiğneyenle sakız daha çiğnenmez unutmayalım.

Bir saat, bir gün, bir ay sizi sıkılmadan dinleyen yürekli adamlarla oturun kalkın. Onlar sizin sahici arkadaşlarınız olabilir. Size tepeden bakan ve sizi eğitilmesi gereken cahil zihniyetler olarak görenle kim oturup bir bardak çayı paylaşır ki islamı paylaşsın.

Doğumuna şahit olduğumuz kuzularımız'a ayrı değer veririz öyle değilmi?

Ben sana bir "en'am" kadar değer veremiyorsam seni nasıl kardeşler olun emrine muhatap kılacağım. Muhammed'ül Emin kimin tavuğuna kış demişti ey can. Savaşın Ahlakını yazan Adamdı o, çocuğun ölümüne sebep kız doğması ise Annelerinizi öldürecekmisiniz? diye haykırmıştı o, Allah'tan gayrı yalvarıp durduklarınız Ayağımın altında dır diyen Kutlu elçidir o.

Bana Tahammül deme kardeşim, aklıma Resulü Ekrem Muhammed Mustafa'nın çektiği çileli günler düşüverir.