Bir Anne düşünün
Bir varmıymış bir yokmuymuş Allah’ın kulları çok muymuş,
yokların sayısı çok varların derdi çokmuş. Öyle zamanlar ki yaşananlar
yürekleri dağlar, öyle anlar ki yaşayının yüreğini dağlarmış. Günlerden bir gün
imiş vakitlerden bir vakit, Henüz erken çok ama çok erkenmiş. Henüz 17 sinde
bir kız çocuğu yaşarmış. Annemi? Öyle bir anne ki kendisi yavru iken uçmuş
yuvasından, öyle bir anneki annesini koklamadan anne olmuş da yavrusunun
kokusunda bırakmış çocukluğunu.
Kimse sormamış kendisine, ne ister kimi sever kime
sunmuş yüreğini. Verenler vermiş
vereceğini alanlar almış kendisine ait olmayanı. Almış götürmüşler Yavrucağı
daha rüyalarını bitirmeden, el işini bitirmeden, geleceğini işlemeden nakış
nakış hülyalarda kurmadan yuvasını. Hani
az gitmiş uz gitmiş diye başlarmış ya uzaklara gidişin hikâyesi uz gitmişler de
çok ama çok uzağa düşmüş yavrucağım, giderken
umudunu da almış yanına, götüreceği bir
kalbi varmış demek büyüdüğü topraklarda onuda almış yanına, hiç bir şey
bırakmamış geride sevdiğinden başka götürmüş. Tüm umutlarınıda yanına almış
onlara nasıl büyünür görsün diye, nasıl büyür görsün diye gitmiş ve batının
soğuk yüzüne çarpmış Karadeniz’in hırçınlığını. Her şeyini kendinle birlikte büyüteceksin
yavrucağım her zerreni kendinle büyüteceksin, tüm iyi taraflarını, belki kinini
ve hıncını büyüteceksin. Uyusunda büyüsün yavrum uyumuş uyuyamayan
yanlarına inat, uyumuşta büyümüş küçüğüm kendi kendini büyütmüş.
Görmediği şefkati belki yuvasında görecek sınırsın
umut öldümü. Öyle ya hayat bir ışık olmazmı yavrucuğum bir umut sunmazmı. Hep
hak edene mi güler hayat, bizleri görmezmi, görmemiş ne yazık ki kimse
sevmesede olmamış. Büyük adam yalnızca yaşını büyütmüş anlaşılan, oysa büyütecek
onca küçük tarafları varken. İnsanlığı büyütse ya, sevinci mesela, Müşvik bir
baba misali şefkati büyütse, iyiliği hoşluğu bir güler yüzü büyütse ya.
Sadakati büyütmeyen neyi ile övünsün, ölçüyü bilmeyenler yaşı ile övünsün.
Olmayanlar olmamış ey ahali duymayan da kalmamış, gidin deyi verin anasına
izinsiz alemde bir zerre iş mi görülür. Rıza aranmazsa bir işte daha ne
olasıymış ki defterin başına yazılacak, bu işin olmayacağı olmaz ise olmayanı
varmış o da rıza aranacak.
Yıllar yılları kovalamış geçmiş ömrün baharı yazı
yavrucuğum, kalmamış gönülde bir ahu nazar gün yüzü görmeden geçip gitmiş.
Annelik kolay işmi yaban ellerde tek başına, dünyada bağlanacak dört evlat tan
başka. Bir anne’ki çektiklerini aş etmiş sofrasına lokma lokma kimseye dememiş
açlığını, son yavrusu annesinin çektiğinden midir bilinmez bir tarafı eksik
doğuvermiş. Dayanmaz buna yürek dayanmaz oldu annem, bu dert yürekmi bırakır
bırakmamış bir tamem. Öyle bir anne düşünki acıyı şifa yapmışta ahireti için
kendisine şifa, hastalığı kendisi koysa ancak bu olurdu kendine deva. Doktorlar
isim verir sendersin ismine bir şey Allah bilir o dert nasıl bir
imtihan o nasıl bir şey. Devam edecek…


<< Ana Sayfa