18 Mart 2018 Pazar

Nuri Bay Kardeşime Özel

"Kapitalizm nedir?" sorusuna kendi cevabımdır; "Kapitalizm, kollektif olarak gerçekleşen üretim süreçlerinin sonunda elde edilen artı değerin bireysel edimidir."


Sorunun çıktığı soru şudur; "Bireysel edime karşı mısınız?"
Kaiptalizm tanımı olmayan yegane ekonomik sistemdir.
Kapital= Sermaye

" Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser"

Kıymetli kardeşim, mutlaka sen konuştuğun ve konuşmaya açtığın mevzuuyu daha iyi biliyor olmalısın. Bizimki acaba başka bir bakış açısı daha varmı üzerinde birkaç kelam etmek olabilir daha ötesi değil.

Batılı fikir adanlarının bu ve buna benzer meseleler hakkındaki düşüncelerini buraya kopyala-yapıştır yaparak vaktini almak istemiyorum, eminimki bunları defalarca okumuş mütalaa etmiş fikir edinmişsinizdir. Benim dikkatinizi çekmek istediğim mesele ise farklı algı dünyalarına sahip bu yetişmiş zihinler malesef kendinden önceki bilgi ve tecrübe üzerinden haraketle eşyayı tarif ediyor olmaları ki son derece doğal (seleksiyon) gelişim.

" Elma çekirdeğinden elma ağacı yetişmez "

Şimdi sizi daha eski tarihlere götürmek istiyorum, insanlık tarihi içinde yaşadığımız yüzyıldan ibaret değil elbet. Bizlerden önce yaşamış yığınlarca tecrübeden bahsetmek ve önceki tecrübi yaşam alanlarında biraz dolaştırmak isterim. İnsanlık tarihinin Toplumsal atası ve Örnek şahsiyeti olan Nuh dönemi toplumsal düzenin ve yaşam biçiminin ilk nüvesini oluşturduğuna inanıyorum. Tekil (birey) yaşamdan toplumsal yaşam geçiş Hz. Nuh dönemiyle şekillenmeye başlamış olsa gerek (sanıyorum).

Sizin zihin dünyanızda neye tekamül eder bilemiyorum ancak benim bilgi dağarcığım bana, İnsanın özgürleşmesinin ve gelişiminin önündeki en büyük engellerden birinin o'nu köle ( emeğin çalınması) leştirmek olduğuna inanmışımdır. Şimdi siz buda nereden çıktı? konuyla ne alakası var demeyeceksiniz umarım? İnsanlığın yönünü Allah'dan ( adalet ) başka bir yönelişe çevirdiğinizde o'nu kullanıma açmış, emeğini çalınabilir, köle edinebilir duruma getirmiş olursunuz. Karnını doyuracak, ihtiyaçlarının bir kısmını giderecek, barınma, giyim, gıda gibi ihtiyaçlarını karşılıyor olması köle olmadığı manasına gelmiyorsa.

" ..... Allah'a kulluk edin ondan başkasına kulluk etmeyin sizin o'ndan başka İlahınız yok .... "

Tabi şimdi size Kul, İlah, Rabb, kavramlarını anlatıp sıkacak değilim ancak bu kavramları dini kavramlarmış gibi geçiştir iseniz anlatılan örnekliği anlayamaz, kaçınılması gereken meselenin ne olduğunu bilemez, yönelinmesi gerekli şeyin ne olduğunuda kaçırmış olursunuz diye hatırlatmada bulunacağım. Şu kısa izahı yaparak bir çıkış yolu bulabileceğime, sizin zihninizde bir ışık yakacağıma inanıyorum şimdiye dek denk gelmemişseniz tabi.

Yüce var edici İnsanların konuştukları, kullandıkları Dil üzerinden hareketle anlatmak istediği mesajı ulaştırıyor ve anlaşılır olmasına aşırı dikkat ediyor olmalı. Dili kutsallaştırmak, dile aşırı mana yüklemek mesajın anlaşılmasını bir o kadar engeller diye düşünüyorum. Kutsal olanın dil değil, mesajın içeriği olduğunu söylesem herhalde yanlış yapmış olmam.

İçinde bulunduğu toplumu yöneldiği güç odaklarından çevirip, değer ve emeği "hak" ve "adalet" temeline tekrar yerleştirmek gibi bir inanç sistemine sahip Nuh, 950 yıl gibi uzun bir süreyi kendisine ve inançlarına saldırı ile geçmesine rağmen bıkmadan usanmadan sürdürmeyi başarmış nadir şahsiyetlerden biri olmalı(peyğamberliğinin dışında). Halkın, Toplumların (Kamusal alan) emeğinin birtakım lider, otorite, kutsal, çete, seçilmişler, vb gibi isimler altında iç edilmesi ve çalınması Allahın sınırlarının çiğnenmesi ve koymuş olduğu düzenin bozulması manasına gelirki din dilinde buna " şirk" (aslını yitirmiş, bozulmuş) diyoruz. Yeniden otoritenin ve düzenin eşit ve adil bir biçimde olanların olmayanlara aktara geldikleri sistemlerin tahsis edilmesi için uyarıcı ve müjdeleyici Elçilerin toplumun içinden çıkıp onlara hatırlatması kaçınılmaz olmalı. Ki Elçilerin görevleri sayılırken bu iki özelliğin dışında bir özellik sayılmamaktadır.

Nuh'dan sonra da bir çok Elçi toplumları uyarmak ve Hatırlatmak için insanlık içinden çıkmış ve bu çağrıyı takrarlamıştır. Bunlardan bazıları öneçıkmışlar; İbrahim gibi, Musa gibi İsa gibi Muhammed gibi Allah hesinden razı olmuştur. İsimleri Farklı ancak Mesajları tekdir hepsininde,
" Allah'tan başka İlah edinmeyin" "O'ndan başkasına tapmayın" " O sizin Rabbiniz'dir "

Siz şimdi bu delilleri nasıl kullanacak nasıl anlayacaksınız bilemiyorum ancak lütfen ricam anlamak için okuyun. Ne diyor bu adam, ne demek istiyor diye okuyun. Anlamlandırdıktan sonra Reddedin o mühim değil yada başka bir biçimde değerlendirin o da mühim değil.

Şunu düşünün örneğin; Allaha tapsak yada başka bir şeye tapsak ne olur? Allah'ı ilah edinsek yada başka bir şeyi İlah edinsek ne değişir? Bunlar neden yasaklanmış olabilirki? Allah'da bir eksiklik olurmu biz başka bir ilaha yönelsek? Ondan başka ilah edinmeyin derken yasaklanan ne olabilirki?

Arap dilinde Zekat " vermek " manasına geliyor bilirmisin. şimdilerde devletlerin topladığı vergi misali toplanırmış eskimez zamanlarda. Aslını yitirdikya şimdi miktarını konuşuyor insanoğlu. Sana kazandığının içinde kazanamayanların hakkı var desem yoksulun miskinin yolda kalmışın hakkı var desem gülermisin bana. Birde daha büyük laflar etsem de senin diye birşey yokmuş hiç biri senin değilmiş " ölüm" e sor desem. Sen bile senin değilken sen dediğimiz et, kemik, kan, doğarken emanet verilmiş, giderken burada kalacak desem. Bir sen varmış sen den içeride, sen bile fark etmeden yaşıyor yaş almadan. Kar ve zarar- kayıp ve kazanç senin belki şimdiye dek düşünmediğin manalar içeriyor olabilirmi? kim bilebilir.! Benim dediğinde edinirmisin? yoksa bir başkası için kayıp sayılabilirmi? Salih zamanında bir deve varmış hiç duymuşmuydun? ama taşdan olan değil haa, etli, kemikli, sütlü olan. O zor ise şunu bir dinle, Beytullah dendiğinde aklına Kara bir kutu mu gelir senin? Ama şunu hatırından çıkarma ki orada tırnak kesmek bile haram sayılırmış dostum.

Sen şimdi bütün bu yazdıklarımı unut ve tezinin başına dön yiğit Adem, sen bana bakma. Ben kendini kaybetmiş bir divane misali kalbiyle elleri birbirini tutmayan biçareyim. Sen yaşasın kapitalizm nidaları atarken benim ümitlerim azalacak belki olsun. Fark edeceğin gün gelecek umuduyla yaşayacağım ben, belki sen belki oğlun, kızın. Umudu yitirmek yok bizim köyde, umutsuzluk imansızlıkla eşdeğer haberin olsun.

Nuh örneğinde söylemeden geçemeyeceğim bir meselede Nuh'un susuz alanda gemi yapmaya başlaması meteforu. Siz Kapitalizm tanımı olmayan "yegane" ekonomik sistemdir dediğinizde benim aklıma hemen Nuh örneği geldi biliyormusunuz. Yok saydığınız şey ihtiyaç duyulduğunda uğrunda her şeyi göze almış bir kişi çıkarsa oluverir, doğu verir, yağı verir siz bile neye uğradığınızı anlayamaz, kavrayamazsınız. Yeterki uğrunda ölecek bir meseleniz olsun. Bir yetim çıkar da Mekkenin göbeğinden Konmuş tüm "otorite"leri, kurulmuş tüm çeteleri dağıtır, İnsanı yeniden özgürlük alanına doğru Medeniyet şehrine doğru sürü verir. Sonra döner Rahmet kapılarını kırarcasına kimsenin burnu kanamadan kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü alanları geri alır. Ne vereyim ya Resullullah diyen Ebu Bekire neyin varsa ver ey kardeşim diyecek bir ümmetin içinden sesleniyorum sana Nuri kardeşim. Esaret edinilmeyle başlarmış, nereden mi biliyorum kendimden. Ne yapalım verilmemiş sınavlarımız var ardımızda, yokmu diyeceğiz. Bir Musa beklemekten sıkıldığımızda kırıp zincirleri bizi özgürleştirecek memleketlere doğru yol alacağız belki. Ama unutma Sıkılacağız bıldırcın ve kudret helvası yemekten döneceğiz yeniden köleliğimize. Yaşasın mı Kölelik...