Demokrasi din mi ? Din dışarıdan desteğe açıkmı?
Bu günlerde yine eski adetlerimiz horlamaya başladı. Eski derken hani şu (80\90) lar, hatırlayanlar vardır ama bilmeyenler için kısa bi tekrar edelim isterseniz o yılları.
Ümmet üzerinde etkilenmeler yoğun yaşandığı yılardı o yıllar. Aidiyetini ve temellerini 23 da kaybetmiş zaviyeler kimlikler kendini arama, yeniden fıtratına dönme çabaları sağdan ve soldan pompalanan anlayışların altında kalmıştı. Çeviriler devşirme zihniyetler ihraç edilmeye çalışılan anlayışlar her bölgeden insanımıza enjekte ediliyordu. Kimliğini kaybetmiş insanın yapacağı şeyi yapacak kendine yeni kimlikler yeni benlikler oturtmaya çalışacaktı, onuda kısa sürede yaptı. Kimi yüzünü batıya çevirdi, kimi doğuya kimi oraya kimi buraya. Kimide kendini içsel yetiştirmeye yöneldi, Bir ben ayakta kaldım.
Etkileşim alanları ülkeler bazında Mısır, Arabistan, İran Rusya, AB ülkeleri (kısaca Batı). Düşünce ve anlayışlar konuşulur dikta edilir uygulanır savunulurdu tüm çıplaklığı ile ve dinamikliği ile. Ölümler, Dirilişler o yılların deyimleri olarak taşındı. Guruplar hizipler partiler o günlerden bu günü taşındı, dönüşümlerde yaşandı elbet içsel ve anlayışlardaki kırılmaların doğurduğu. Kini öfkesi bitti belki ama miras olarak aldığımız bunca bilgi, birikim, tozunu toprağını, curufunuda alıp getirdiğimiz kardeşlerimizle oturup konuşma fırsatı bulamamıştık. Sloganlar dı bizi bir araya getiren tek birleştirici mihenk kimin dilinde ne var diye bakılır omuz omuza mücadele verilirdi o yıllarda. İyisiyle kötüsüyle geçti ve zaman herkesi elinde avucunda ne varsa onunla geleceğin önüne bıraktı şimdi.
Batının Kendi içindeki iç hesaplaşmalarından doğan Demokrasi, ateşkes anlaşması, Kasap reyonlarından insan etini kaldırmıştı belliki ancak doğu toplumlarına verebileceği bilgi ve birikimden çok uzak duruyordu bana kalırsa.
Hatırlarsanız Düşüncenin doğurduğu sonuçlara bakılacağı zaman, Nedenleriyle, niçinleriyle, Hangi gerekçenin bu duruma neden olacağı düşüncesini sorgulayarak anlamaya çalışacak ona göre bilgi edinecektik, bir mevzu hakkında. Unutkanlık iyi bir şey aslında Allah'ın en büyük lütfu sakıncaları yakın zamanın unutulması ve ders çıkarılmaması olabilir yalnız. Elimizde taşıdığımız Değerin kıymetini bilmiyor hep iyi ve güzeli dışımızda aramaya çıkmışsak yazık bize, oysa En değerliyi ve En güzeli Toprağa belki sizin atalarınız serpmiş olabilir.
Hakikati elinde bir meş'ale olarak taşıyan Musa'nın mirası üzerinde tepinen Müslümanlar Yüzlerini batının çıplak ve kıymet bilmez zihniyetlerine dönmüş ise durma vakti düşünme zamanı çoktan geçmiştir.
Muhammed Mustafa(s.a.s) Hiraya yürüdüğünde Sorunların ve Problemlerin çözüm yerini nerede aramış, dövünmüş ve geriye sorunun kaynağına neyle dönmüştü hatırlayanınız varmı? Yetim cocuk Muhammed Mustafa Diri diri toprağa gömülen çocukları, Köşe başlarını tutmuş Din bezirganlarının ve Para babalarının (Sermaye Güçlerinin) İnsanları inim inim inlettiğini, İnsanın alınır satılır hale düşürüldüğünü görmüş ve çıkışı aramaya gitmişti Hira diye tapındığımız mağaraya. Sancısını çektiği şey elbette Adalet ve Sermayenin insanlar arasında eşit dağılımı, ırk,renk,anlayış farklılığını ortadan kaldırmaya yönelik sorunlar yumağı idi. Oysa bizim kabile güçlüydü taraf olduğumuz yöre baş tacı tutulurken çekmişti kılıcını.
Bana Vahyediliyor!
Hayda, nereden çıktı şimdi bu, Allah bir yetime mi dönüp bakmış, onamı En değerli sözü iletmişti yani. Olabilirmi? Abdullah'ın yetim kalmış tek çocuğu bizim Emin Muhammed'e mi kaldı bu din diyanet işleri. Oysa Bir sürü bilgeler, alimler, ulama vardı ona varana dek.
Elit bile değil, herhangi bir özgün fikri dahi oturmamış kafasında Muhammed'in, entelektüel değil yani senin bildiğin, İlericiliği yada kabiliyette öne geçememiş henüz. Şimdi olsa kaç kişi Reddeder düşündün mü Resullüğünü? Başta Bizim din tüccarları varya isimlerini yazmıyorum sen tek tek bulabilirsin etrafına daha dikkatli bakarsan sonra Aydın ve Entelektüellerimiz kendisine kabiliyet ve yetenek verilmişler varya, cep telefonu, bilgisayar kullanan, en güzel evlerde ve arabalarda zamanını geçirin en yüksek binalarda iş yerleri olanlardan bahsediyorum tabiki. Geriye kim mi kaldı diyorsun? Resul geldiğinde ona ilk inananlar kimlerdi onu hatırladın mı? işte onlar kaldı geriye iman dairesinde kalanlar ortada kalanlar yani (halis demirler kaldı geriye kardeşim)
Dikkat ettin mi Hiç Din kelimesi geçmedi şimdiye dek?
Konu başlığından çok mu uzaklaştık dersin, henüz ne bir Demokrasi nede Din kelimesini kullanmadık farkındaysan. Ama sende biraz Aklını kullanmayı dene yazı baştan aşağı bu kelimelerin açılımıyla izahıyla dolu bir daha oku istersen. Seni beni kandırmışlar ya yıllarca ilericilik ve din mevzularında yabancılık çekmemiz ondan kardeşim. Yetim Muhammed Mustafa'm Çıkış yolunu kendisine İlham edildiğini iddia ettiği, Şimdi bizim Kutsal kitabımız Olan Kuranı Kerim diye isimlendirdiğimiz Kurallar ve Kanunlar kitabında bulmuş iletilmiş, indirilmiştir. Vahyin Muhatabı Yetim Muhammed Bedevi bir toplumu 23 yıl gibi kısa bir süre içerisinde muhasır medeniyetler seviyesine çıkarmayı başarmışken Şuan aynı kitabın muhatapları sorun ve problemleri artırmada kullanıyor aynı kaynağı. Tamda burada şu ayrımı yapmak doğru olur düşüncesindeyim. Kuranın Tarihselliği ve Evrenselliği üzerinde ayrılan kalın ana akımlar dürüst olsalar sorun bu denli karmaşık ve içinden çıkılmaz olmayacak, en azından daha sonra parçalanan ve alt kollara ayrılan gurup, hizip,cemaat,yapı,partiler bu denli ilkesiz davranışların içinde olmayacaklardı. Kimse Kaynağın başının nerede ayrıştığını, bu dalların kök kısmına en yakın noktası neresi diye aklını kullanmıyor olablir mi sizce de? Bir ara tarihsellik ve Evrensellik üzerine bir şeyler yazmaya karar verirsem eminim birçok işin içinden kardeşim çok şaşıracak, bilenler zaten biliyor onlara bi sözümüz yok devam etsinler.
Muhammed Mustafa (s.a.s)nın elinde sihirli bir deynege dönüşen Kuran bizim elimizde işlemeyen, sorunlarımızı çözmeyen, nuska okumaya yarayan(roman) kağıtlara dönüşüvermiş miydi?
" Yüzünüzü batıya yada doğuya çevirmeniz birer iyilik değildir."
arkadaşlar, İyilik aramızda belirtilmiş her çocuk tarafından anlaşılabilir bilinebilir zaviyede dururken iyilik ve faydayı tartışıyor olmamız ne acı değilmi? İnsanlığın tecrübelerine dayanan (kendi elleriyle yaptıkları putlar) bilgi birikim ve deneysel gerçeklik diye sunulan yazılı metinler bizi nereye götürebilir? iyi düşünmek zorundayız, yani araç bizi nereye götürmek için hazırlanmış bunu araca binmeden önce sorgulamalıyız, aksi takdirde bu araç beni istediğim yere götürmüyor diyebilir miyiz? Aracın gideceği güzergah üzerinde konumlanmıştı zaten binerken neden düşünmedin diye sormazlar mı? yarın menzile ulaşamayınca. İyi jelatinlenmiş nesnelerin içinde mükemmel iksir bulunma ihtimali varmıdır? o zaten mükemmel ise jelatine ne hacet! Bir şey iyi diye sunuluyor pazarlanıyor popüler kılınıyorsa altında bir bit yeniği aramak lazım dostlar.
arkadaşlar, İyilik aramızda belirtilmiş her çocuk tarafından anlaşılabilir bilinebilir zaviyede dururken iyilik ve faydayı tartışıyor olmamız ne acı değilmi? İnsanlığın tecrübelerine dayanan (kendi elleriyle yaptıkları putlar) bilgi birikim ve deneysel gerçeklik diye sunulan yazılı metinler bizi nereye götürebilir? iyi düşünmek zorundayız, yani araç bizi nereye götürmek için hazırlanmış bunu araca binmeden önce sorgulamalıyız, aksi takdirde bu araç beni istediğim yere götürmüyor diyebilir miyiz? Aracın gideceği güzergah üzerinde konumlanmıştı zaten binerken neden düşünmedin diye sormazlar mı? yarın menzile ulaşamayınca. İyi jelatinlenmiş nesnelerin içinde mükemmel iksir bulunma ihtimali varmıdır? o zaten mükemmel ise jelatine ne hacet! Bir şey iyi diye sunuluyor pazarlanıyor popüler kılınıyorsa altında bir bit yeniği aramak lazım dostlar.
Mirasını yediğimiz kaynağın farkına varabilmek o kadar da zor olmasa gerek üzerinde birikmiş tozlardan arındırmak yeniden kullanım için yeterli görülmelidir. Hangisi dediğinizi duyar gibiyim!!! işte onu denemelisiniz. Denemek ve tecrübesini yapacağınız hangisi olduğu işte. İşe yarayan başarılı olan yönüyle işleyişiyle ameliyle neyin faydalı ve işe yarayan olduğuna kişi(kul) karar verecek ve hesaba da o çekilecek elbette. Tercihlerimizden hesaba çekilecektik ya hatırladınızmı? Batı aydınlanma dan sonra 300 yıl sürdürdüğü öncü kimliğini kimseye bırakmak istemiyor olabilir. Sihirbazların ellerindeki iplerin birer aldatma ve göz boyama olduğunu bir Musa çıkıp onların yüzüne haykırana dek. Benim tarihimde Dünya 5 den büyüktür diyen bir yiğit tanımış olmanın haklı gururunu burada sizinle paylaşmak istiyorum( şimdi burdan kalkıp peygamber dedi ilan etti diyenlere hadi lan ordan diyeyim de şimdiden ) Etrafımızdaki Kahramanlara karşı abartı ile yüceltmeden saygı ve sevgi beslememizi kıskanan bir kesim çıkabilir görmezden geliyorum. Otorite meselesine bu yazımda değinmeden geçmek istiyorum ancak bunun bir eksiklik doğuracağının da bilincindeyim. Hüküm yalnız Allah'ındır işaretinin şeri kurallara işaret ettiğini toplumun meselelerini kendisi çözüm bulmasının Allah'ın otoritesini gözardı etmeden gerçekleştirmesinde bir sorun olmayacağının, Allahı ve Ahkamını Sorun ve Problemlerini çözmede Kaçıncı sırada değerlendirdiğinin Asıl gerisinin teferruat olduğunun bilinmesini isterim. Bu kadarla yetinelim.
İlla farklılık ve Ayrışma noktası olsun için!
Ben farklı düşünüyorum yada ben sizin gibi düşünmüyorum diyebilmek için hakikati incitme çabaları Allah'ın hatrını tercih etmiyor olmasından kaynaklanıyor olabilirmi? Ben Farklı düşünmüyorum Allah nasıl düşünmemi istemişse Kitabında bildirmiştir sınırlar (şeriat) bellidir. Farklılık adına çürüme gerçekleşmeyeceğini test etmek elzemdir. Okumayı bilmiyor olmak suç değildir elbet, okumayı öğrenmemek bizim ayıbımız olarak bize yeter. Kimki Allah'ın Kurallarından ve Yasalarından başka yasa ararsa uzaklaştığı şey Kitabı olan Kurandır. Bunu tercih ediyor olması kınanmayacak birşey olsa Allah eleştirisini bildirmez bize de yazıyla bildirmezdi. Dönelim mi Kaybettiğimiz yere düştüğümüz yere kaybettiğimiz yere. İntikam dolu yürekler Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) Hakka kavuştuğu an itibariyle içindeki kini nefreti ve intikam mücadelesini elinden geldiği kadar uygulamaya koymuş geldiğimiz zaman dilimi içerisinde ortalığı toza ve dumana boğmayı başarmıştır. Bunun suçu onların olduğu kadar biz miras yedilerde de. Sorgulamayan, düşünmeyen, Akletmeyen, önüne ne konduysa onla yetinen nesiller 1400 yıl Ümmet coğrafyasında, 90 yıl bu coğrafyada cu,ci takım tutar gibi ellerindekine din gibi sarılmakla bu oyuna alet olmadık-lar-mı-yız?
Tahlil ve gelinen noktanın izahı olumlumu?
Neden olmasın, Zemin gittikçe pekiştirilmiş, çiğnenenler yeterince çiğnenmiş, çıktı sonuçlar testler sonuçları itibarı ile elde veri olarak mevcut. Geriye ne kaldı (mehdi) pratiği iyi olanın üstün tutulacağı sonuçları verimli tohumların toprağa yeniden ekileceği tarlaların sürülmesi. Ha Mehdi ve İsa bekleyişleriyle bekleyebilirler bizim toplumumuz için sorun yok, gelene kadar oturup beklemek zorunda değilsiniz değilmi? gelirse alır yürürüz, gelmesse kendi tavuğumuzu kendimiz keseceğiz demektir. Herkes işine bakacak yaptığı işi en iyi şekilde yapacak sorumluluk bilinci bize bunu emrediyor. Toplumların sağlığı ve sıhhati kirletilmediği müddetçe elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Kötülükte yarışmayacak iyiliği ahlak haline getireceğiz. Bizim için Rehber olarak gönderilmiş Kitabı sarılacak onu yolumuzu aydınlatan bir işaret fişeği olarak bilecek, asla ne söndürecek nede suyunu içmeyeceğiz. Yaşam kaynağı olan kitabı yaşam alanlarımıza indirecek ona göre yaşamlarımızı şekillendireceğiz. Karşılaştığımız sorunların Kitabımızdan değil kitap yorumlamalarından olduğunu unutmayacağız. Yenisini yeniden deneyecek bulacak yaşayacağız ve ondan hesaba çekileceğiz.
Ölüm Mümin için yok hükmündedir. Bizler ölmeyeceğiz düşüncelerimiz bizden öncekiler gibi bizden sonra da yaşayacak, ruhumuz ölümsüz varedilmiştir. Dünyamızı yakın olandan uzak olana değiştireceğiz hepsi bu.
Sağ ve sağlıcakla kalın.....


<< Ana Sayfa