Terörün Dini, Dinin Terörü 1
Esselamünaleyküm,
Başlığın sırrını çözmeyi bir kenara bırakıp güncel yaşadığımız hadiseler üzerinde biraz derinlemesine tefekkür etseidik emin olun bir çok hadisenin neden niçin sarmalını rahatlıkla çözebilirdik.
Durup - düşünme melekesini kaybeden yeni nesil, olayların haberlerin peşinde koşmaktan idrak melekeseni kaybetmiştir. Oysa geçmişten daha fazla bilgiye ulaşabilir durumda olduğu apaçıktır. Günümüzde İnsanlık rahatlıkla bilgiye ulaşabilir bilgiyi kullanabilir durumdadır. Öyleyse günümüzün sorunu bilgi eksikliği değil bilgiyi doğru kullanma sorunu olsa gerektir.
Bilgiyi doğru kullanma elbette akıl(bağlantı) süzgecinden geçirdikten sonra kalbin yani fıtratın onaylaması kabul edebilmesi ile de direk alakalıdır. Kalbinin yani fıtratın onayladığı tasdik ettiği bilgi kullanılabilir, yaşama, toplumlara sunulabilir bilgidir.
Burada şu sorgulanabilir, fıtratın bozulmuş olması halinde "süzgecinden" çalışırmı?
Her konuda olduğu gibi bozulma ve dejenerasyon kutsal metinlerde ve inanç sistemlerinde de ortaya çıkmıştır. Bu her dönemde ve her zamanda mümkün idi zaten. Dejenerasyon ve bozulma olmamış olsa yaratıcı hayata müdahale etmek durumunda kalmayacak yeni kitap ve yeni resul göndermeyecekti.
Artık yeni kaynak kitap gelmeyecek gök kubbeden. Başımızın çaresine bakacağız kafalarımızı kıra kıra.
Kimimiz hakikati temsil ettiğini söyleyecek kimimiz Gök yüzünden haber aldığını. Kimimiz Sen bilmezsin ben bilirim diyecek kimimiz ise hakikati ben temsil ediyorum diyecektir. Ortada birbirine tezat bir çok doğru duruyorsa insanlık hakikati, miheg'i kaybetmiş demektir.
Başlığa dönelim; terör kelimesi yaşadığımız coğrafyanın dilinde mevcut değilken birileri tarafından üretilip dağarcığımıza sokulmaya çalışılıyor. Oysa yerine koyabileceğimiz zulüm gibi doğru kavram var iken. "Terörün" tanımını menfaatleri doğrultusunda, çıkarları yönünde kendisi tarif ederken zulüm bir şey yerinden etmek, haksızlık hadisizlik, olması gerekeni değilde başka bir şeyi olması gerekenin yerine koymak manalarını içerir.
Başlığa dönelim; terör kelimesi yaşadığımız coğrafyanın dilinde mevcut değilken birileri tarafından üretilip dağarcığımıza sokulmaya çalışılıyor. Oysa yerine koyabileceğimiz zulüm gibi doğru kavram var iken. "Terörün" tanımını menfaatleri doğrultusunda, çıkarları yönünde kendisi tarif ederken zulüm bir şey yerinden etmek, haksızlık hadisizlik, olması gerekeni değilde başka bir şeyi olması gerekenin yerine koymak manalarını içerir.
Din hakkında çok ileri görüşler yerine günlük kullanabileceğimiz, işimizi gören, dertlerimize derman olabilecek, sorunlarımızı çözebilecek bir karşılık vermek istiyorum. Bir çoğunuz mânâsını biliyor. ben hayat nizamı, yaşama biçimi diye türkçeye çevirebilirim
Şimdi elimizde ne var diye baktığımızda, zulümün yaşam şekli olarak vücut bulduğu coğrafyalarda buna neyin neden olduğu konusu önemini yitirmektedir. Sonuç-vaka zulmün kendisidir. zulme neyin yada kimin neden olduğu ise teferruat olarak kalmaktadır. siz hangi gerekçeyle olursa olsun zülüm yapamaz zulme göz yumamaz, zulmün tarafında yer alamazsınız. Kimi temsil ediyor olursanız olun Sonucu değiştirmeyecektir. Ortaya konan düşünce, eylem zaman içerisinde ya karşılığını zulüm ile yada hakikatin bizatihi kendisi olarak ortaya koyacaktır elinizdeki sihir "zaman".
Şimdi elimizde ne var diye baktığımızda, zulümün yaşam şekli olarak vücut bulduğu coğrafyalarda buna neyin neden olduğu konusu önemini yitirmektedir. Sonuç-vaka zulmün kendisidir. zulme neyin yada kimin neden olduğu ise teferruat olarak kalmaktadır. siz hangi gerekçeyle olursa olsun zülüm yapamaz zulme göz yumamaz, zulmün tarafında yer alamazsınız. Kimi temsil ediyor olursanız olun Sonucu değiştirmeyecektir. Ortaya konan düşünce, eylem zaman içerisinde ya karşılığını zulüm ile yada hakikatin bizatihi kendisi olarak ortaya koyacaktır elinizdeki sihir "zaman".
Yanlış yapmak hata işlemek insana mahsus bir özellikdir insan hata yapabilir hata yaptığını farkettiğinde döner tövbe eder allahtan af diler ve bir daha hatasını tekrar etmez. Hatasız kul yoktur aramamakta gerekir tövbe etmeyen hatasından dönmeyen kul vardır onu kerih görmek gerekir iblis hatasını fark etmedi o yüzden şeytanlaştı, Adem hatasını fark etti döndü tövbe etti Allah tövbeleri çok çok kabul edendir tövbesini kabul buyurdu. Çağımız insanı gerçeğin yerine yapaysun iyi bir takım olgular koymak suretiyle zor mi Siri ve noktasına taşıyor dileriz en yakın vakitte tövbe eder fıtratına döner olması gerekeni olması gereken yere koyar yapmazsa ne olur yapmazsa zorlayın abad olur zulümle abad olunmaz ama bugün zulmün Zirve yaptığını görüyoruz tarihte bunun örnekleri yok mu elbette var Kitabullah bize bunun örneklerini bir bir, tek tek tane, tane izahla dolu. Sonuç ne olmuş hüsran ısrar hüsran getirmiş yine getirecek kula düşen safını belli etmek hakikaten doğruluktan fıtrattan kitabı allahtan ayrılmamak olacaktır, karıncanın misali tam da burada yerini bulmaktadır.
Haksızlığı ve zulümü Bayraklaştıranlar kutsal ne varsa kullanır hatta elinde ne varsa kullanır. Gören göz değil gönül, anlayan kalp kavrayyan fikir haksızlığı bilir anlar. Bir çocuğun hayatını kaybetmesi değil insan, nebatat tarafından dahi haksızlık olarak kabul edilir. Nice Taşlar vardır Çağlar nice dağlar vardır ağlar, göz odur ki Hakk'ı göre yol odur ki kabara
Haksızlığı ve zulümü Bayraklaştıranlar kutsal ne varsa kullanır hatta elinde ne varsa kullanır. Gören göz değil gönül, anlayan kalp kavrayyan fikir haksızlığı bilir anlar. Bir çocuğun hayatını kaybetmesi değil insan, nebatat tarafından dahi haksızlık olarak kabul edilir. Nice Taşlar vardır Çağlar nice dağlar vardır ağlar, göz odur ki Hakk'ı göre yol odur ki kabara


<< Ana Sayfa