Yuvanın Sahibi
Herkes Muhammed Mustafanın (s.a.s) babasının erken yaşta kaybını konuşur. Daha doğmadan babasız kalmıştır Yetim Mustafa. Yada annesiz kalışını, küçücük ufacık iken öksüzlüğünden bahsedilir Öksüz kalmıştır Mustafa.
Çok az kişi Mustafanın Haticesiz kalışını fark eder, bilir'de fark edermi bilinmez.
Gelin sizi Mustafaların Haticelerini yitirişinden bahsedeyim, yaklaşın hele
Alemi cihanda bir kumru varmış kendisi güçlü iken zayıf mı zayıf bir eş aramışda öksüz, yetim mustafayı bulmuş. İstese beldenin en zengini, en muktedir bulunanlarından almaya güç yetirebilirken o öksüz ve yetim mustafayı istemiş kendine eş olarak.
Yuvayı dişi kuş yapmış bizim hikayemizde, kumrular kumrusu mustafaya yuva olmuş, ana olmuş, eş olmuş, baba olmuş mu siz karar verin artık.
dizinin dibinde büyütmüş kumrusun, gözünden sakınmış yavrusun, yel vurmasın el değmesin diye gözünün içine bakarmış her gün.
Emir-el Müminin değil iken Muhammed-ün Emin olmuş Mustafa, yuvasının verdiği sıcaklıkla. Beldenin Öksüz ve yetim kumrusu herkeslerin güvenini kazanmış adam gibi adam diyerek dolaşmış Mekke sokaklarında.
Hatice kumrusunu dünyaya hazırlarken, Rabbi de Muhammedi seçip, çekip çıkarmış
Hatice üstünü başını, yediği aşını temizlerken, Rabbisi kalbini yarıp tertemiz temizlemiş
Hatice elini ayağını gözünü kulağını toplarken, Rabbisi aklını fikrini, zikrini toparlamış
Hatice Kumrusuna yürek olmuş Rabbisi o yüreği ümmete vahyin yatağı haline getirmiş
Hatice Kumrusun bilmiş, Muhammed Rabbisin,
Ve Muhammed Nebi olmuş, Hatice Kumru
Kumruyu Rabbisi alıvermiş, Muhammedler Kumrusuz kalmış.
Benim de bir Kumrum vardı dostlar, yuvamın sahibi, beni derleyen, toparlayan, koruyan, kollayan,
Kumrum Vefat etti...
<< Ana Sayfa